|
Atıl Bey Merhaba, Ben iyi bir ralli seyircisiyim ve özellikle Team Taksi'yi yakından takip ediyorum. Öncelikle 2002 sezonundaki başarınız için tebrik ederim. Benim öğrenmek istediğim 2003 sezonu ile ilgili planlarınız kesinleştiyse nelerdir? Başarılarınız devamını dilerim. gönderen...: Ali Talip Büyükel Öncelikle ilginize teşekkür etmek istiyorum. Team Taksi 2002 sezonunda siz ve sizin gibi ralli fanatiklerinin ilgi ve desteği ile büyük bir taraftar desteğine sahip olarak artık bir marka oldu. Biz de çok kısa bir sürede büyük yol kat eden ve halkın sevgisini kazanan bu takımı yaşatmak için elimizden geleni yapıyoruz. Ekim ayından bu yana DDF ile ortaklaşa sürdürdüğümüz sponsor çalışmaları bugün yarın netlik kazanacak ve 2003 planlarımız da bu paralelde açıklanacak. Türkiye Şampiyonası’nın yanı sıra en büyük isteğimiz kendi ülkemizdeki ilk WRC sınavı olan Rally Of Turkey’de bir WRC otomobil ile start almak. İyi bir konsantrasyon ve ciddi bir servis desteği ile bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirerek başarılı olacağımıza inanıyoruz. “İnanmak başarmanın yarısıdır” derler biz buna odaklandık ve başarılı olacağımıza da inanıyoruz. Serkan’ın Dünya Ralli Şampiyonası ve WRC tecrübesini en iyi şekilde değerlendirerek kendi başarımızdan çok ülkemiz ve sponsorlarımız adına bir başarı için biz hazırız. Selam Atıl nasılsın bende senin bir hayranınım. Ben de Bursalıyım. İlk önce başarılarından dolayı seni kutluyorum. benimde en büyük hayalim co pilotluk bana bu konuda yardımcı olurmusun? gönderen...: Abdullah Özbey Beni en çok sevindiren sorulardan birisi bu oldu diyebilirim. Bursa’dan olmasının yanı sıra açıkçası ideali co-pilotluk olan birisi ile karşılaşmak beni şaşırttı diyebilirim. Çünkü her nedense genelde bu işe meraklı ve spora karşı hevesi olan herkes pilotluk ideali ile yola çıkıyor ve yapılan eğitim seminerleri, ralli okullarında da bu talep de herhangi bir değişiklik yok. Herkes pilotluğa heves ederse organizasyonlarda görev alanların, gözcü, gözetmenlerin ve co-pilotların yerine yenileri nasıl yetişebilir ki? Başarılı bir co-pilot olabilmek için altın kurallar, soğukkanlı ve dikkatli olmak bence. Çünkü yüksek tempoda giden bir otomobilde, bir yandan elinizdeki yol notlarını okuyup, diğer yandan da göz ucuyla yolu takip etmek çok da kolay değil. Eğer bunu başarabileceğinize inanıyorsanız, yolun büyük bölümünü kat ettiniz demektir. Co-pilotun starttan finişe kadar soğukkanlılığı elden bırakmaması ve işine çok iyi konsantre olması gerekir. Çünkü bir anlık panik veya hata rallinin sonu olabilir... Bundan 1-2 yıl önce olsa co-pilotluk için size bir yol göstermem çok zordu ama bugün Ertan Nacaroğlu’nun açtığı Team Active Ralli Eğitimi’ne katılarak Erkan Bodur gibi Türkiye’nin en başarılı ve en tecrübeli co-pilotundan bu işi öğrenebilme şansınız var. Detaylar için www.teamactive.org adresini ziyaret edebilirsin. Ayrıca Volkan Işık ve Nejat Avcı’nın da benzer okul projeleri var ama özellikle hedef co-pilotluksa en doğru isim, Erkan ve dolayısı ile “Team Active Ralli Eğitimi” olacaktır. Aynı eğitimde Serkan ve Emre de eğitmen olarak yer alacaklar… Atıl Abi, gönderen...: Ahmet ÇETİNTAŞ Sevgili Ahmet bu spora medya kanalı ile adım attığım ve uzunca bir süre de bu görevi sürdürdüğüm doğru. O günkü şartlar ile bugün kıyaslandığında tabi ki arada çok fark var her açıdan. Teknik ekipmandan, idari konulara kadar her konuda olduğu gibi medyada da büyük gelişmeler oldu. Bir çok kişinin Türkiye’de bu spora ilgi duymasına ön ayak olan ve o dönem sporun tanıtımı açısından büyük bir misyona sahip olan Ralli Dünyası Dergisi’nde yazarlık ve foto muhabirliği yaptığım dönemlerde derginin dağıtımı elden sadece belli illere ve bayilere yapılırken bugün Yaysat ve BBD gibi şirketler sayesinde aynı gün Türkiye’nin dört bir yanına ve Kıbrıs’ta satışa sunulabiliyor olması buna en güzle örnek herhalde. Ayrıca günümüzde neredeyse herkesin hayatında yadsınamayacak bir yer edinen internet sayesinde de kitlelere direk ve etkili ulaşma şansınız da var. Ayrıca eskiden tek kanallı dönemde hepinizi ekrana bağlayan “Start”ın ön ayak olduğu motorsporları programları bugün birçok kanalda yayınlanır oldu… Asfalt bir rallide özel etap sonlarında, ön lastiklerinizi eğer arkalardan daha fazla aşınmışlarsa daha iyi bir yol tutuş için arkalarla değiştiriyormusunuz? gönderen...: Arif Cetemen Biz sadece asfalt değil her rallide bunu yapıyoruz. 2 servis noktası arasında ortalama 4 özel etap olduğunu düşünürsek, ilk 2 etap sonrasında tabi eğer gerekli zaman varsa, antrenman esnasında belirlediğimiz uygun bir bölgede lastikleri ön-arka olarak değiştiriyoruz. Bunun için daha önce yaptığımız görev bölümü ve şarjlı bijon tabancası sayesinde, ortalama 6 dakika gibi bir sürede bu işlemi tamamlayabiliyoruz. Lastikler ile ilgili bir diğer olay da her özel etap startı başında havalarını kontrol etmemiz. Kısa etaplarda 2.0, uzun etaplarda ise 1.8 bar olarak lastik havalarını ayarlıyoruz mutlaka. Sevgili Atıl, gönderen...: Gürkan Çağlar Web sitemizde yer alan güzel fotoğraflarımızın mimarı ve en büyük destekçilerimizden Gürkan’a öncelikle yakın ilgisinden ötürü teşekkür etmek istiyorum. Soruya gelince başarılı olamama gibi bir stres ile yola çıksaydım zaten hata ve panik beraberinde gelirdi diye düşünüyorum. Bu yüzden böyle bir tedirginliğim açıkçası olmadı. Serkan ile eskiye dayanan arkadaşlığımız sayesinde birbirimiz tanıyor olmanın avantajı ile, benim alıştığımdan biraz daha farklı bir sistemdeki yol notlarına kısa sürede uyum sağlamam sayesinde herhangi bir uyum sorunu yaşamadık. “Her ne kadar şampiyonluk” ile tamamlanamasa da problemsiz ve bize göre başarılı bir sezon geçirdik. Erkan Bodur’un Türkiye’nin
en tecrübeli ve başarılı co-pilotu olduğunu her fırsatta dile getirdim
ve yineliyorum. Ondan boşalan koltuğu doldurmak elbetteki kolay değil
ve ben sezon açılışımızdaki basın toplantısında da bu koltukta kendimi
geçici gördüğümü, en büyük dileğimin de onun yeniden görevine dönmesi
olduğunu söylemiştim. Bu dilekler bugün de geçerli, inşallah sevgili
Erkan bir an önce eski sağlığına kavuşur ve yarışmaya devam eder… Merhaba Atıl Bey. gönderen: Emre Gürel Açıkçası ben co-pilotluğa başladığım dönemlerde Bursa’da çok sayıda pilot ve yarış otomobili vardı ama Türkiye Ralli Şampiyonası’nı ciddi bir şekilde takip eden kimse olmadığı ve o dönemde herkes amatör şartlarda mahalli şampiyona takip ettiği için başlangıç döneminde bir çok farklı pilot ile yarışmak zorunda kaldım. Hepsi ile keyifli ve başarılı yarışlar yaptık. İsimlerini ve yarışları merak edenler web sitemden yarış kariyerimi inceleyebilirler. Otomobiller güçlendikçe ve profesyonellik işin içine girdikçe hızlar da artmaya başladığı için son dönemdeki pilotlar tabi ki daha ön plana çıkıyor ama ilk yarıştığım pilot olan ve bir trafik kazasında aramızdan ayrılan sevgili Çetin Özokçular’ın her zaman ayrı bir yeri oldu… Bugün aramızda olsaydı onun ismini ve başarılarını çok sık duyacaktınız. Tamer Atasü de 90’ların başında yarıştığım en hızlı pilotlardan birisiydi. 98’de OMS’de ilk profesyonelliğe adım attığım dönemlerde yarıştığımız Yılmaz Köprücü ile de başarılı yarışlar çıkardık ve ilk Türkiye Şampiyonluğumu elde ettim. 2000 sezonunda askerliğim nedeniyle sadece bir ralli yapabildiğimiz Hakan Tolon bana göre Türkiye’nin en yetenekli pilotlarından birisidir. Ford Motorsport adına Focus ile Yeşil Bursa Rallisi’nde genel klasmanda çok ciddi zamanlar yapmıştık. Serkan’ın yeteneğini de bugün zaten artık bütün Türkiye kabullenmiş durumda. WRC ile yarışırken otomobile maledilen başarılarının, pilotaj sayesinde olduğunu bu sezon eski jenerasyon ve rakiplerine göre dezavantajlı bir otomobille hem asfalt hem de toprakta en hızlı olarak kanıtladı diye düşünüyorum. Serkan ile yarışmak bana bu iş ile ilgili bir çok artılar sağladı. Her şeyden önce konsantrasyonun ne kadar önemli olduğu gerçeğini çok daha iyi anladım ve Serkan benim bu işe daha geniş bir vizyondan bakmamı sağladı. Yani ille de bir “en” istiyorsanız birçok açıdan “en” Serkan… Atıl Abi Selam gönderen... : Kemal Türker Açıkçası hiçbir tepki vermiyorum ? Bu sadece Türkiye’de değil Dünya Ralli Şampiyonası’nda da böyle. Gerçek ralli izleyicisi bizim de işimizin ne kadar zor olduğunu biliyor ve onlarla yaşanan dialoglar, bana televizyonda röportajımın yayınlanmasından çok daha büyük haz ve keyif veriyor. Bu sezon sanayideki garajımıza gelen ve sohbet ettiğimiz taraftarlarımız bunu çok iyi biliyor… Merhaba gönderen...: Burak Meriç Düşüncen için teşekkürler. İleriye yönelik planlarımız tabi ki var… Bizim bu sporla ilgili hedeflerimiz hep çok büyük oldu ve olmaya da devam ediyor ama sizin de çok iyi bildiğiniz gibi bunun için sponsor desteği gerekli. Gerekli desteği bulabildiğimiz takdirde ilk Avrupa Ralli Şampiyonluğu’nu (genel klasman) kazanmak hedefi ile Avrupa Ralli Şampiyonası’nı takip etmeyi istiyoruz… Selamlar... gönderen...: Sinem İnan İlk soruda da söylediğim gibi Team Taksi projesini yaşatmak için elimizden geleni yapıyoruz ve devam edebilmeyi biz de çok istiyoruz. Sponsor adaylarından çok olumlu cevaplar aldık ama imzayı atmadan bir şey söylemek doğru değil tabi ki. Bugün yarın cevap alacağız ve bunu da sizlere medya kanalı ile duyuracağız. Evo 5 ile devam etmeyi düşünmüyoruz açıkçası. Ama otomobil marka ve modeli de bütçe ile doğru orantılı olduğu için şu an net bir cevap veremiyorum. Sponsor görüşmeleri haricinde fabrika takımlarından bize gelen teklifler de olduğu doğrudur, bunların hepsi önümüzdeki günlerde netleşecek. Bazı yazılı ve görsel basın organlarında çıkan Ford’un 3.pilotu olarak Rally Of Turkey’de yarışacağımız konusu asparagas bir haberdir…. Merhaba gönderen...: Aydın Bilir
“Bu işten para kazanılıyor mu” benim en sık karşılaştığım sorulardan birisi. Bana ve takıma gelen maillerde nedense bu soru hep ön planda. Ben bu işten para kazanıyorum ama; dağ tepe yağmur çamur demeden yıllarca etap etap koşturup yarış izledim, fotoğraf çektim, yazılar yazdım, servislerde koşuşturdum, televizyon programları, canlı yayınlar yaptım, organizasyonlarda birçok görev aldım, ralli yolları çıkardım, road book hazırladım, bir yandan da amatör olarak yarıştım. Sonra bir dönem geldi co-pilotluk benim mesleğim oldu. Bu işi sevmek ve biraz cefa çekmek gerek. Yoksa televizyondan yarışları izleyip, ya da evde CMR 2.0 oynayıp ben rallici olacağım demek bana biraz garip geliyor açıkçası. Önce o atmosferi yaşamak, organizasyonların işleyişini görmek, servis alanlarında, etaplarda o heyecanı yaşamak lazım diye düşünüyorum. Damdan düşer gibi ben pilot olacağım demek kolay ama öncesinde bunları yaşamak lazım. Bu işte başarılı olmak için çok vakit ayırmak lazım, vakit ayırmak için de uygun bir işin olması ya da bu işten para kazanman lazım. Ama ne yazık ki bugün fabrika pilotu olarak yarışan birçok isim bu şartlara sahip değil. Türkiye’de bu işten para kazanan pilotların sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az… Sizce otomobilin içinde kontrol kimde? Pilotta mı copilotta mı? Bir de ben 19 yaşındayım ve co-pilot olmak istiyorum? Bana tavsiyeleriniz var mı? gönderen...: Yüksel Eryılmaz Valla bunu bir pilot yanıtlarsa daha iyi olur bence. Ben şimdi kalkıp kendime bir pay çıkartmak istemiyorum ama bizim de çorbada bir tuzumuz var herhalde ? Co-pilotluğa başlamak için bugün Ertan Nacaroğlu, Volkan Işık ve İSOK’un okul projeleri gibi çok güzel fırsatlar var önünüzde. Ama yarın öbür gün pilot olurum diye co-pilotluğu basamak olarak kullanmanı tavsiye etmem. Kendine bir hedef belirle ve o hedefe ulaşmak için en iyi olmak için çalış bence. Kişisel web sitemde co-pilotluk ile ilgili bir yazı var onu okursan belki sana biraz yol gösterir… Bir şey duymuştum. Pilot ve co-pilot yarış sırasında isterlerse yer değiştirebilir diye. Bir de farklı isim kullanabilmekle ilgili bir kural vardı. Tam hatırlamıyorum. Bu konuda beni aydınlatabilir misiniz? gönderen...: Selim
Elmas Türkiye’de bunun örneği
yok ama isim yerine isteyen pilot takma isimle lisans çıkarıp yarışabiliyor…
|